top of page

Sana Üniversiteyi Ne Kazandırır?




Böyle bir soru sorunca, sınavlar üzerine tasarlanmış bir öğretim sürecindeki sana seçenekler de sunmalı değil mi?

  1. Soru bankaları

  2. Üniversite hazırlık kursu

  3. Hedefleri olan arkadaş ortamı

  4. İyi bir lise öğrenimi

  5. Disiplinli çalışmak

Verilen seçenekler üzerine düşünüp değerlendirince bir kaçının senin için çok öncelikli olmadığını ancak diğerlerinin de etkileri bakımından doğru yanıtlar olabileceğini fark edersin. Ancak doğru yanıt hangisidir? Seçeneklerde çeldiriciler var gibi. Hı?

Doğru yanıt ‘F’ seçeneğinde. Hatta G, H, I… diye başlayacak yanıtlarda.

Öğrencilik Yanıt Bulmak Mıdır?

Çocuk okula başlayıp öğrenci sıfatını aldıktan sonra işi yanıtlar vermek oluyor. Sözlüler, yazılılar, denemeler… Öğretmenler ders işlerken dahi ‘Burası önemli. Sınavda buradan soru çıkabilir.’ diye hatırlatmalar yaparlar, öğrencilerini doğru yanıtları bulmaya teşvik ederler. Okul yılları genelde böyle geçer. Sanki soru sormak öğretmenlerin ve ÖSYM - MEB’in işi, yanıtları vermek de öğrencilerin. Bu bir senaryodaki rol dağılımı gibi oynanır durur. Ancak biliyoruz ki insan ne zaman soru sormaya başlar, sorduğu sorulara yanıtlar bulmak için istekli bir çaba içine girerse… İnsan işte o zaman özgürleşir, birey olur, bu hayata kendi etkisin de olduğunu fark eder.

Şimdi Sorular Sormanın Zamanı Genelde üniversiteye hazırlık; sınavda çıkacak soruların yanıtlarını bulmakta uzmanlaşmak olarak tanımlanır. Bu yanlış değildir. Sınav gerçektir ve sınav sonucuna göre üniversiteye yerleştirilme yapılır. Fakat bu tanım sığdır. Bu ve benzeri tanımlar senin yalnızca üniversite sınavına girecek ‘aday’ rolüne dairdir. Oysa hayatına vereceği kararlarla, yapacağı seçimlerle yön verebilecek olan bir genç için üniversiteye hazırlık yıllarında şu tür sorular sormak onu derinleştirir:

‘Benim bu hayatta ne işim var?’,

‘Ben bu yaşam enerjimle neler yapmalıyım?’,

‘Bu dünyaya ben neler verebilirim?’,

‘Varlığımı anlamlı hale getirecek amaçlarımı nasıl bulurum?’,

‘İçime sinen bir ömrü yaşamak için neler yapabilirim?’

Elbette sınavda yüksek puan almak, iyi bir sıralamaya sahip olmak da motive edicidir ancak bu tür güçlü sorular insanı gerçek anlamda motive eder. Lise yıllarında, üniversite sınavı için ders çalıştığın gençlik çağında bu tür sorulara yanıtlar düşünmenin tam zamanıdır. Tam zamanıdır çünkü hangi bölümü okuman gerektiğine, hangi mesleği seçtiğinde mutlu olacağına dair cevaplar da bu sorulardadır. Cevapları üniversite öncesinde aranmaya başlanılması gereken bu soruları, ileriki yıllara ertelemek büyük hatadır. Her yıl sınava başvuran milyonlarca adaydan sayısı 600 bin kadar olan üniversite mezunu ve üniversite öğrencisi bu hatayı yaptığını kabul edenlerin sayısıdır. Bir de yetişkinlerin dünyasına bir bak. Coşkulu, sevinçli, ümitli, neşeli kaç kişi tanıdın? Mesleğini anlamlı bulan, işini aşkla yaptığına tanık olduğun kaç insanla yolların kesişti? Çok az değil mi? İşte bu mutsuz çoğunluk da yukarıda örneklerini verdiğim güçlü soruları sormayı akıl etmemiş, cevapları üzerine kafa yormamıştır.

Esas Mesele Kariyer Planlamadır

Şimdi üniversite çağına gelen bir genç 18 yaşındadır ve bunun en az 12 yılı okullarda geçmiştir. Binlerce gün, on binlerce saat süren bu öğrencilikte ‘kariyer’ konusu neredeyse hiç işlenmedi. ‘Büyüyünce ne yapmak istersin? Ne yapıyor olmak seni mutlu eder?’ gibi bir tema üzerine ne kompozisyon yazıldı ne ödev verildi ne de sınıfta sohbeti edildi. Belki sen bir istisnasın, senin okulun, öğretmenlerin bir istisna ancak bu genel geçer ve acı olan gerçeği değiştirmez. Oysa bütün eğitim-öğretimin amacı insanı doyumlu bir kariyer yolculuğu yapması içindir. Okul yılların boyunca bunu veya buna benzer cümleleri duymamış, okumamış olman bu gerçeği değiştirmez.

Sana Kazandıracak Olan…

Sana kazandıracak olan sınavda çıkacak sorulara çalışmak kadar kariyerin için doğru sorular da sormaktır. Verilen seçeneklerden doğru yanıtı bulmakta ustalaşmak kadar, yaşama yeni seçenekler icat etmektir. Bunlar üniversite hazırlık sürecinde devamlılığı olan, tükenmeyen motivasyon kaynaklarıdır. Senin gelecek hayalini gerçek yapacak olan bu bakış açısıdır.

Ve inanıyorum arkadaşım.

Bu satırları okuduysan, sen de iş var. Sen kendi hayatının sorumluluğunu almış, yaşamın karşısına çıkardığı fırsatları, imkânları anlayan bir insansın. Ne mutlu bana ki yollarımız kesişti. Şahane bir ömrün olsun.


Bora Serhat Çelik


8 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page